Şehir içinde ve dışında artık trafik polislerine rastlamak pek mümkün değil. Şehir dışında oraya buraya o komik kartondan trafik polisi arabalarını yerleştirmişler. Çoğunun ışıkları da yok.
Bari biraz yaratıcı olun da bir kaç farklı model karton araba yapın ve ışıklarını eksik etmeyin. Zaten bu hile artık çok eskidi ve hiçbir caydırıcı tarafı kalmadı. İlk uygulandığı yıl işe yaramış gözüküyordu. Şimdi ise muhtemelen birilerine para kazandırmak için yapılan bir uygulama.
Eskiden trafik polislerine rastlardık. Cezaları onlar keserdi. İnsanları uyarırlardı. Şimdi ise kartondan arabalar ve kameralı tuzaklar var.
Galiba trafik polislerinin yarısını fetöcülükten attılar, diğer yarısını da malum kişilerin koruma ordularına kattılar. Ancak, trafik cezaları da bütçenin bir gelir kaynağı olması nedeniyle gelir hedeflerini tutturmak amacıyla kameralı tuzaklar kuruldu, uyanıklık yapıp otoban giriş ve çıkış zamanları ölçülüp ortalama hız hesapları yapılarak cezalar kesilmeye devam ediyor. Bunun para toplamaktan başka neye hizmet ettiğini zannediyorsunuz? Bunun hiçbir şekilde caydırıcı ve trafik kurallarına uyum sağlamaya zorlayıcı bir etkisi mi var sanki.
Benim duyduğuma göre, uygar ülkelerde örneğin Almanya da, trafik cezalarından toplanan paralar devlet bütçesine gitmiyor ve onlar bir takım yardım kuruluşlarının veya yerel sosyal hizmetlerin gelirleri oluyor. Bizdeki gibi de bir gelir hedefi falan tespit edilmiyor. Bizde yeterli ceza kesilmezse bütçe açık verir. Trafik polisi olmadan da ceza toplamak için böyle cinlikler yapılıyor.
Aslında trafik kazalarında ölenler ve yaralananlar pek te devletin derdinde değil. Varsa yoksa, nasıl daha fazla para toplarım derdindeler gibi gözüküyor.
Bir ara şu yanar söner çakar ışıkların yasaklandığını ve buna müsamaha etmeyeceklerini söyleyip durdular. Ama bir etrafınıza bakın. Şu çakarları satanların hepsi artık çok zengin oldu herhalde. Her gün eve dönerken en az elli tane çakarlı araba görüyorum.
Trafik magandaları makaslar atsın, emniyet şeridini kendilerine tahsis edilmiş yol olarak kullansınlar, bizlerde kendimizi enayi yerine konulmuş hissetmeye ve sinirlenmeye devam edelim.